Uzanarak Telefonda Kuran Okunur Mu?
Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Kimisi o anı bir aşk hikayesiyle, kimisi bir kazayla, kimisi de derin düşüncelerle yaşar. Ama bana kalırsa asıl dönüm noktası, bir gün bir yerde uzanarak telefonundan Kuran okuma fikrinin kafanda belirmesidir. Hani o an, “Acaba telefonla Kuran okumak günah mı?” diye düşünmeye başladığında, aslında en derin sorgulamalara başlamış oluyorsun.
Şimdi diyeceksiniz ki, “Uzanarak telefondan Kuran okunur mu, ne alaka?” Ben de diyorum ki, alaka var dostum, alaka var. Bu, ne zaman vaktin çok olduğu, ne zaman da Kuran okuma isteğin canının içinde bir yerde uyandığı bir an. İşte o an, her şeyin birleştiği yer.
Uzanarak Kuran Okumanın Psikolojik Derinliği
İzmir’de 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama bir o kadar da fazla düşünen bir genç olarak, her zaman kafamda bir soru belirir: “Acaba bu telefonla yapılan işler gerçekten bir anlam taşıyor mu?” Yani birinde elinde telefon, bir yerde bir başka akıllı cihazla Kuran okuyorsun, sonra da işin sonu bir anda çayın soğumasına kadar varıyor. Yani, sadece teknolojiyi kullanmakla kalmıyor, bir de bir zaman diliminde bir insanın en derin düşüncelerine kapılmasını sağlıyorsun. Telefonla okunan Kuran’ın bizdeki etkisi ne kadar doğal olabilir?
O kadar basit değil tabii. Teknolojik gelişmeler hızla arttı, mesela artık telefondan dua okurken arka planda şarkı çalabiliyor. Duyduğum bir “Peki, bu Kuran’ı telefonla okuyanlar günah mı işliyor?” sorusu ise başka bir kafa karıştırıcı mesele. Cevap vermek zor çünkü bu işin içine inanç, niyet ve mecra giriyor. Ama bir şey söyleyeyim mi? Niyetin temizse, gerisi gelir.
Kuran’ı Uzanarak Okumanın Fazlasıyla Yalancı Keyfi
Bir yandan Kuran’ı okumak, bir yandan ayakları kaldırarak yatmak, bacaklarını koltuğa uzatmak… Bunu kim sevmez ki? Ben seviyorum. Kim sevmez? Sonra okuduğum ayetler, “Hadi, hadi! Birazcık daha dikkat et!” diye bağırıyor gibi. “Oğlum, neden hep telefon? Beni biraz daha derinlemesine oku, gel!” diyor gibiler. Yani bir noktada insana telefonun buz gibi ekranı, yanında da huzursuzluk veriyor. Kuran okumak da bile bazen rahatlayamıyorsun. “Telefonu neden kullanıyorum?” diye düşünürken gözlerim kayıyor ve “Belki de daha fazla anlamak için içinden okumalıyım!” diye geçiyor.
O kadar rahatlıyorsun ki, bir yandan bir dizi izler gibi, bir yandan da Kuran’ı okuma amacını sorguluyorsun. Neyse, “Yatakta, telefondan Kuran okumak günah mıdır?” sorusunun cevabını bulmaya çalışırken, içimden bir ses şöyle diyor:
> “Başka bir şey yapmıyorsun, sadece telefonunla dinliyorsun. Yani, bir nevi dijital hafızaya kaydediyorsun. Sonuçta niyet önemli, değil mi?”
Tabii ki, bir şeyler okumanın ne kadar ciddi bir anlam taşıdığı da önemli. Çünkü insan bir kez doğru yola çıkmaya karar verdiğinde, o yolu bir kenara koyup telefondan açmak, başka bir yere kaymak tezat oluşturuyor gibi. Bir tıkla dünya durabilirken, insanın manevi düşüncelere kayması da zamanla bir eğlence halini alabiliyor.
Sohbet Arasında Geriye Dönüş
Bir de bazen arkadaşlarla sohbet ederken, gündem “Uzanarak telefondan Kuran okunur mu?” haline gelebiliyor. Mesela geçenlerde, bir arkadaşım bana dedi ki:
Ahmet: “Ya, abi, sana bir şey söyleyeceğim. Bir arkadaşım telefondan Kuran okuyor ama tam olarak ne hissettiğini anlamıyorum. Telefonu öptüğü an iman ediyorsun gibi bir durum değil mi?”
Ben: “Evet, evet. Bir elin telefona, bir elin Allah’a. O kadar felsefi bir an ki bu, yakından incelemenizi öneriyorum! Hani bir yanda dua, bir yanda WhatsApp’tan gelen mesajlar. Bence bu bir paradoks.”
Beni tanıyanlar bilir, zaten her zaman biraz esprili bir yaklaşımım vardır. Ama bir yandan da bu esprili tavır, düşündükçe insanı fazlasıyla derinleştiriyor. Şu dünyada bile Kuran’ı telefondan okurken nasıl hissettiğimizi bilmiyoruz, ama bir yandan da her an Allah’a yaklaşıyoruz.
Kuran Okurken Telefonun Duygusal Tepkisi
İçimdeki o küçük çocuk sesine kulak verirken, bir de telefonun sanki bir şeyler söylediğini duyuyorum. Telefona bakıyorum, Kuran’ı okurken, birden bildirim alıyorum. Hani böyle bazen birileri sizi taciz ediyormuş gibi, ‘Boşver’, ‘Biraz sonra okursun’ diyorlar.
Bir şey fark ettim, ama gerçekten fark ettim. Kuran’ı okurken telefonumda başka bir uygulamayı açmak istemiyorum. Ne kadar fazlalık, ne kadar lüzumsuz bir şey. Hani okurken bir dakika bile olsa, insan kaybolmak istemiyor. Yani derinleşebilmek için, birkaç saniyeliğine de olsa telefonun ekranına veda etmek gerekiyor.
> “Evet, bazen gerçekten geri dönmek gerekir.”
Ama telefonla, uzanarak Kuran okumak, eğer ciddiyseniz, adeta bir meditasyon gibi. Bir an önce her şeyin içine daldığınızda, gerçekten bir şeyler fark ediyorsunuz.
Sonuç Olarak
Uzanarak telefondan Kuran okumak, işin en keyifli kısmı şu: Hem bu çağın modernliğini, hem de manevi yolculuğunuzu birleştiriyorsunuz. Teknolojiyle mücadele etmek yerine, onu kendi yolculuğunuza entegre ediyorsunuz. Kuran’ı telefondan okurken, hem fiziksel hem de ruhsal bir denge kuruyorsunuz. Ve tüm bunları yaparken, bir yandan da evdeki köpeğe “Sus, biraz sessizlik” diye bağırıyorsunuz, ama gerçekten de düşünceleriniz bambaşka bir dünyada.
Sonuçta, uzanarak telefondan Kuran okumak hem basit hem de bir o kadar derin bir deneyim olabilir. Yalnızca niyetin doğru olması gerektiğini unutmamalıyız. Hangi yolda yürürseniz yürüyün, asıl olan içsel huzuru bulmak.