“Kaç tane asker vardır?” Sorusu Üzerine Zihinsel Bir Yolculuk Konya’nın sakin bir mahallesinde, akşam güneşinin duvarlara uzun gölgeler bıraktığı bir odada otururken bu soru zihnime takılıyor: Kaç tane asker vardır? İlk bakışta basit gibi duran bu soru, aslında içine girdikçe katman katman açılan bir düşünce alanına dönüşüyor. İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Bunu sayısal verilerle çözebilirsin. Aktif ordu, yedek kuvvetler, paramiliter yapılar, polis teşkilatları, toplam insan gücü…” diyor. Ama içimdeki insan tarafı daha sessiz ama daha derin bir yerden konuşuyor: “Asker dediğin sadece sayı değildir; bir hayat, bir hikâye, bir sorumluluk taşıyıcısıdır.” Bu yazıda “Kaç tane asker vardır?” sorusunu tek…
Yorum Bırak